alıntılardan ibaret blog

5 Mayıs 2012 Cumartesi

alıntı 2


Başlangıçta Sosyal Medya olayı çok yaygın değildi en basitinden herkesin evinde bilgisayar bile yoktu.2002-2003 te tahminen ADSL ile tanıştık ve en düşüğü 256 kbit hızlarla internete geçiş sağladık.İnternet olmasa da herkesin evinde televizyonlar vardı.Bu televizyonlarla bazı şeyler empoze edildi misal olarak en güzel en lüks hayat gibi.Bir diziyi ele alalım fakiri bile bizim orta gelirli insanlar gibi yaşıyor.(Orta geliri fakir yapma çabası da güdülüyor.)Zenginlerin hayatı olması gerekenmiş gibi gösteriliyor.Marka reklamları ve oyuncuların fiziksel görünüşleri ile insanların gitgide basmakalıp güzellik ve refah düşüncesini empoze ettiler.Batı hayranlığı gelişti.Ancak yanlış da anlaşıldı.Batıdaki bozulmuş hristiyanlığı yaşayan veya dinsiz toplum ruhunu doyurmak için her geçen gün yeni bir uğraş aradı.Tabi bu uğraşlar mantık dışı ve emperyalist hareketlerdi.Medyanın televizyon üzerinden gerçekleşmesinden dolayı ekran yüzlerinin hareketleri de toplumu etkiledi.Küfür ve mantıkdışı bu hareketler insanlara normal gibi gelmeye başladı.Tabi bizim çarpık batılılaşma anlayışımız da tüm gördüğümüzü ülkemizde uygulamaya yöneldi.Tabiki tabulara sahip bir ülke olduğumuz için bu olay kolay olmadı.İnternet medyasınında gelmesiyle birlikte tüm dünya insanlara açıldı.Batı çarpık cinsellik anlayışlarından dolayı cinselliği kullandı ve insan vicudunu(ilk olarak kadın sonraları erkek) reklamlar ve dizi-film lerde kullanmaya başladı.İnsanların kendinde olandan dolayı yoksunmasına ve şükürsüzlüğe yol açtı.Daima zengin diye gösterilen insanların elindeki ürünleri kullanma isteğine yol açtı.(Nitekim küçücük çocukların elinde iPhone var.Ve neredeyse %60 iPhone kullanıcısı hakkını vermemiyor yani tüm özelliklerini kullanmıyor-ihtiyacı olmuyor.)Tabansız kazanım fikrine kapılındı.Kazandıklarını harcamak yolunda kullanan insanlar yine borçları ve hayatı kaybetmelerinden dolayı eline geçirdiklerini satıp yine fakir kaldı.

--------Çocukluk dönemi-------
İnsanları belirli kıstaslara koymak onları sürekli eleştirip sarkastik davranmak doğuştan gelmez.Bu öğretiler zamanla edinilir.Örneğin zayıf bir çocuğun şişman bir çocukla dalga geçip geçmemesi çocuğa şişmanlığın kötü ve aşşağılık bir duygu olarak öğretilip öğretilmemesiyle ilgilidir.Nitekim 2-3 yaşındaki bir çocuk çirkin veya güzel diye ayırmaz arkadaşlarını.Kendine zarar veren veya çok sevdikleri olarak ayırır.Ancak günümüzde de çocukların 7 yaşında sosyal medyaya girmesi ve bilinçsiz eğitim verilmesinden dolayı insanları eleştirmesi daha sık görülüyor.

Ve 90 lı yıllarda(80 lerin etkisinin daha az olduğu) çocuk olduğunuz-muz için gerek üzerinizde sorumluluk olmaması gerek kendine güven arkadaşlarını eleştirmeden gayet sağlıklı insanların birbirine daha çok bağlı olduğu bir dönemde yaşadık.O günleri gerçekten özlüyorum-uz.

----------------------------------

2004 te internet medyası Türkiyede forumlar aracılığıyla yayıldı(dh gibi) forumlar sohbet etme amaçlı ortaya çıktı.2007 gibi bilgisayar-internet her eve girdi.2008 de Youtube da sadece şarkı dinleyen insanlar Facebook vb sosyal ağlarda takılmaya başladı.Batıdan sarcasm modası duygusal olarak Türkiye kapılarına dayandı ve internet kullanıcılarının içine işledi.Espriler sarkastik oldu.2010-2011 de 5 yaşında çocuğunda (hatta bebekler de var) Facebook u oldu ve herkes birbirine mail yerine feysbukun ne diye sormaya başladı.

Her şeyin yararlı olduğu gibi yanlış ellerde zararlı hala dönüştüğü bariz gözüküyor.Hülasıkelam insanlar sarcasm akımına kapıldı ve bunun yakın bir zamanda değişime uğraması için düşünen insanların yetişmesi gerekiyor.Benim kişisel düşüncem insanları fakirleştiren emperyalizm ,insanları fakir yaptıktan sonra akıllarını kullanmaya neden olacak.Yada eğitimle zor olan düşünme yetisi insanlara empoze edilip bu kötüye giden gidişat tersine döndürülebilir.Asıl önemli olan "düşünme" yetisini insanlığa özellikte genç nesilin beynine yerleştirmek.

3 Mart 2012 Cumartesi

alıntı 1

Alıntı :



90lı yıllarda biz henüz orta okuldayken 2 tane kıyafetimiz olurdu birini gezmede giyerdik,diyerini ise sokakta oynarken.ayakkabimiz ise 1 çift olurdu,sokakta terlik giyerdik ama kimse ne tipimize ne kıyafetimizde dalga geçmezdi,bildigimiz tek traş alabulustu yanlar makina önler çizgi ve kısa.bizler en ergen en tipsiz hallerimizle Türk genciydik.babalarimiz akşam picamayi çeker haber izlerdi,saat 10 dedimi yataktaydik Cumartesi 12ye kadar izin verilirdi.kimse kimsenin ne tipiyle nede parasıyla dalga geçmezdi,sokakta saklambaç oynardik yaz akşamları,aşk kaçamak bakışlardan,mektuplardan ibaretti tertemizdi,kimse kasmazdı,marka giymezdi bilmedikte ne kaç para,anneler alır biz giyerdik.ailelerimize birgün bile sormadık neden 1 çift ayakkabı diye,yada hiç birine ne fikrinden nede dış görünüşünden dolayı damga vurup gülmedik.bizi güldüren kazandığımız tasolar,hababam sınıfı,Nejat uygur hafta sonları alınan kola çerez,yazları gidilen pikniklerdi.

Şimdilerde ise hayat birine laf sokmadan,marka giymeden,15 yasında sevişmeden,insanların deger yargıları ile dalga geçmekten ibaret.Her sözlükte,sosyal medyada nasıl bir tip bulupta dalga gecsek,kimi paramıza ezsek,yada hangi kıza kendimizi göstersek çabası..Gencler okadar küçülüyorki ailelerine küfür ederek eğleniyor,kendilerini üstün göstermek için şekilden şekile giriyor anne babalarından utanıyor ..
Şimdi merak ettigim;bu akım yada herneyse nezaman geçecek,nezaman mutlu olmayı,elindekiyle yetinmeyi ve en önemlisi SAYGI duymayı öğrenecek bu nesil..yada boşverin dalganızı bakın,saygılar..